zihnimin sekizinci odası bu
izin verirsem kesişebilirsin
açık ağızlı kadınlar damlatır
tüm koyu korkuları
bozuk yüzlü adam
bırak çocuğu daha rüya kusacak
annesinin yanaklarında kanca izleri
savaş bu; sonunda ya süt ya ter kokusu...
geçir tırnaklarını duvarlarıma
çiz, göster resmini bozulmadan kan
dikkat et!
Benimsersem; karışırsın bana
köprü var fakat geçirtmem kolay
gülümsememin ardı denklem kırığı
baktığım insan donuk, haz
kaçamak bir bakış sonrası gülümser Mephisto
"Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var.."
Poem/Siir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Poem/Siir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Temmuz 2011
16 Ocak 2011
Murathan Mungan'dan
"Ben bir şair olsaydım eğer, cümle cümle vururdum seni..
Her noktasında dururdu kalbin!
Ben bir şair olsaydım eğer,
öyle bir şiir yazardım ki sana sevgili;
harflerine asardın kendini.."
25 Aralık 2010
23 Aralık 2010
Kahraman Tazeoğlu'ndan
"kibarlığım edilmez küfürdür belki.
sen anla onu!
kimse anlamadan ya sustum, ya suçtum.
iki türlüsü de bana ziyandı.
ne insanlar anlayabildi derinliğimi,
ne ben anlayabildim onların sığlığını.
o yüzden hep sustum ve sustukça suç oldum.
ama hiç işlenmedim."
sen anla onu!
kimse anlamadan ya sustum, ya suçtum.
iki türlüsü de bana ziyandı.
ne insanlar anlayabildi derinliğimi,
ne ben anlayabildim onların sığlığını.
o yüzden hep sustum ve sustukça suç oldum.
ama hiç işlenmedim."
18 Kasım 2010
Harâbî'den
Yoğ iken Âdem’le Havvâ âlemde
Hakk ile Hakk idik sırr-ı mübhemde
Bir gicecik mihmân kaldık Meryem’de
Hazreti îsâ’nın öz babasıyız
Bize peder dedi tıfl-ı Mesîhâ
“Rabbi Erini” diye çağırdı Mûsâ
“Len terâni” diyen biz idik ona
Biz Tûr-i Sîna’nın tecellâsıyız
“Küntü kenz” sırrının olduk âgâhi
Aynelyakîn gördük Cemâlullâhi
Ey hâce! bizdedir sırr-ı İlâhi
Biz Bektâş-ı Veli’nin fukarâsıyız
Zâhidâ! şânımız “İnna fetahnâ”
Harâbî kemteri serserî sanmâ
Bir kılı kırk yarar kâmiliz ammâ
Pîr Bâlım Sultân’ın büdelâsıyız
Labels:
Hayat - Aşk ve Edebiyat,
Poem/Siir
17 Kasım 2010
The World; A sonnet by Christina Rossetti..
By day she woos me, soft, exceeding fair:
But all night as the moon so changeth she;
Loathsome and foul with hideous leprosy
And subtle serpents gliding in her hair.
By day she woos me to the outer air,
Ripe fruits, sweet flowers, and full satiety:
But through the night, a beast she grins at me,
A very monster void of love and prayer.
By day she stands a lie: by night she stands
In all the naked horror of the truth
With pushing horns and clawed and clutching hands.
Is this a friend indeed; that I should sell
My soul to her, give her my life and youth,
Till my feet, cloven too, take hold on hell?
But all night as the moon so changeth she;
Loathsome and foul with hideous leprosy
And subtle serpents gliding in her hair.
By day she woos me to the outer air,
Ripe fruits, sweet flowers, and full satiety:
But through the night, a beast she grins at me,
A very monster void of love and prayer.
By day she stands a lie: by night she stands
In all the naked horror of the truth
With pushing horns and clawed and clutching hands.
Is this a friend indeed; that I should sell
My soul to her, give her my life and youth,
Till my feet, cloven too, take hold on hell?
9 Kasım 2010
Hiç
Hiçbir şeyim yok
Hiçbir şeyim
"Neyin var?"
"Hiçbir şey,hiçbir şeyim yok."
Konuştuğum bir çok şeyi iş olsun diye
......konuşmuyorum.
Başka yerlerdeyim aslında.
Paramparçayım.
İyi değilim.
Hiçbir şeyim olmadığını söylerken doğru söylemiyorum.
Aslında iyi değilim.
Tarık Tufan
Hiçbir şeyim
"Neyin var?"
"Hiçbir şey,hiçbir şeyim yok."
Konuştuğum bir çok şeyi iş olsun diye
......konuşmuyorum.
Başka yerlerdeyim aslında.
Paramparçayım.
İyi değilim.
Hiçbir şeyim olmadığını söylerken doğru söylemiyorum.
Aslında iyi değilim.
Tarık Tufan
8 Kasım 2010
Ömer Hayyam'dan
"şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş,
hele bir güzelle içersen daha bir hoş;
harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş:
hem, bana sorarsan, haram olan herşey hoş."
Labels:
Hayat - Aşk ve Edebiyat,
Poem/Siir
1 Ekim 2010
Muamma
"Ulaşılacak saadete kaç kapı daha var?
Açtım açtım kapıları girdim
Bomboş evlere vardım...
Yardım lazım bana şansım yaver!
Sanma! Hiç hoş değil gördüklerim amma
Emin değilim her şey muamma..."
7 Eylül 2010
...
Biliyorum sana giden yollar kapalı..
Üstelik sende hiç bir zaman sevmedin beni..
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler aramızda duvarlar gibi..
CS
Üstelik sende hiç bir zaman sevmedin beni..
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler aramızda duvarlar gibi..
CS
Labels:
Hayat - Aşk ve Edebiyat,
Poem/Siir
2 Eylül 2010
Aşk, Ateşten Gömlek
"İçimde bir his var benden pes diyor
Olmayacak duadan ümit kes diyor
Madem ki bahtımız böyle istiyor
Kaderin emrine uyalım gitsin..."
Cemal Safi
Olmayacak duadan ümit kes diyor
Madem ki bahtımız böyle istiyor
Kaderin emrine uyalım gitsin..."
Cemal Safi
31 Ağustos 2010
30 Ağustos 2010
Ömrüm
"tıka basa dolu sayfaları
harfleri eğri büğrü
imlası bozuk
taşrada basılmış bir kitap
Mahzun Doğan
harfleri eğri büğrü
imlası bozuk
taşrada basılmış bir kitap
Ömrüm ah ..!"
Mahzun Doğan
23 Ağustos 2010
Eve Dönüş
binlerce pazartesi geçti ömrümde
hangisiydi o çıkaramıyorum
bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu
demek oldukça eski
bir de saçmasapan şeyler
bir kızın dizaltını örneğin
bir adamın çirkin sigara içişini
nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada
hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna
kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil
kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana
güzel bir öğle vakti
eski güzel bir aksamı hatırlayarak
sonra dopdolu şeyler
damacanalar gibi
içim kabarıyor
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların
Turgut Uyar
hangisiydi o çıkaramıyorum
bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu
demek oldukça eski
bir de saçmasapan şeyler
bir kızın dizaltını örneğin
bir adamın çirkin sigara içişini
nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada
hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna
kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil
kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana
güzel bir öğle vakti
eski güzel bir aksamı hatırlayarak
sonra dopdolu şeyler
damacanalar gibi
içim kabarıyor
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların
Turgut Uyar
21 Ağustos 2010
Sonnet 144
Sonnets of William Shakespeare
CXLIV.
Two loves I have of comfort and despair,
Which like two spirits do suggest me still:
The better angel is a man right fair,
The worser spirit a woman colour'd ill.
To win me soon to hell, my female evil
Tempteth my better angel from my side,
And would corrupt my saint to be a devil,
Wooing his purity with her foul pride.
And whether that my angel be turn'd fiend
Suspect I may, but not directly tell;
But being both from me, both to each friend,
I guess one angel in another's hell:
Yet this shall I ne'er know, but live in doubt,
Till my bad angel fire my good one out.
CXLIV.
Two loves I have of comfort and despair,
Which like two spirits do suggest me still:
The better angel is a man right fair,
The worser spirit a woman colour'd ill.
To win me soon to hell, my female evil
Tempteth my better angel from my side,
And would corrupt my saint to be a devil,
Wooing his purity with her foul pride.
And whether that my angel be turn'd fiend
Suspect I may, but not directly tell;
But being both from me, both to each friend,
I guess one angel in another's hell:
Yet this shall I ne'er know, but live in doubt,
Till my bad angel fire my good one out.
20 Ağustos 2010
Bilir Misin?
Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki...
Yani 'sevmek' işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
'Seviyorum' diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?
Ümit Yaşar Oğuzcan'dan
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki...
Yani 'sevmek' işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
'Seviyorum' diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?
Ümit Yaşar Oğuzcan'dan
"Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
...En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle.."
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
...En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle.."
Iste - Mek
"Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum."
Nâzim Hikmet
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum."
Nâzim Hikmet
9 Ağustos 2010
Yaşamak
Sendeyim ben
gözlerini çevir bak
geçeceğin her menzil ben
ve ben varacağın son durak!
...
Cahit Zarifoğlu
1 Ağustos 2010
21 Temmuz 2010
Giderayak
"Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak."
Nâzım Hikmet
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak."
Nâzım Hikmet
Beynim, bedenim, zihnim ile her şeyim ile çok yorgunum. Kendimede söz geçiremiyorum ki.. Kızgınım kendime, kırgınım da.. Hele o beynimde ruh gibi dolaşan, iliğime kadar kemiren sancı yok mu..
Doğru ya, giderayak daha çok işlerim var bitirilecek...!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







